Hakkında yazmanın en kolay ama bir o kadar da sıkıcı olduğu, akmaz, kokmaz bir grup. Belki haksızlık ediyorum ama ilk iki ile 'diğer' iki arasının açık olması, diğer gruplardan farklı bir görüntü ortaya çıkarıyor. Neyse, Cantu ve Basile'nin hatrına iki satır yazalım.
***
Barcelona, görüntü itibariyle, CSKA ile birlikte EL'nin en iyisi konumunda. En büyük defoları halen koç koltuğunda ancak eldeki kadro, bunu bu sefer tolore edebilecek güçte gibi gözüküyor. EL ilk tur gruplarını 'en az sayı yiyen takım' olarak kapattılar, bu kadar üst düzey skor opsiyonları bulunan bir takımın, oyunun savunma kısmında da bu denli başarılı olması muazzam. Yalnızca Siena deplasmanında mağlubiyetleri var ki bu haklarını, rahat bir yerde kullanmaları da ilerisi için avantaj. Sene başında geleni-gideni değerlendirdimiz için tekrardan uzun uzun yazmıyorum. Ama Huertas-Navarro-Eidson-Mickeal dörtlüsü çok özel, çok... Eminim ki tek dilekleri, F4 öncesi yine bir PAO kabusu yaşamamak olacak.
***
Maccabi, Perkins-Pargo-Eidson kayıplarına rağmen halen ayakta. Farmar aşısı ile ilk tur gruplarını kurtardılar, Langford'u da oraya eklemeyi başardılar. Şimdi Mallet ile kısa rotasyonunu tamamlıyorlar. Geçen seneki kadronun halen uzağında gözükseler de Blatt ve ekibi, Barcelona'nın bir adım gerisinde fakat diğer ikilinin birkaç adım önünde... Maccabi, çıkmanın kolay olmadığı bir deplasman her şeyden önce, orada kazanabilmek için oldukça karakterli bir takım olmanız gerek. Bu grupta, bunu başarabilecek karakter ve yeterlilikte Barcelona dışında takım görünmüyor, bu da onların ilk 2 biletini sağlamlaştırıyor. Ama geçen seneki seviyeyi yakalamaları zordan da öte gözüküyor, o nedenle, ciddi bir sürpriz yapıp Barcelona'yı aşağıya alamadıkları takdirde F4'ü tekrarlamaları kolay değil. Mallet de gelsin, takıma girsin, bir de öyle görelim kendilerini...
***
Cantu'ya saygı büyük, burada olmaları bile çok ciddi başarı. İtalya basketbolunun ihtiyacı olduğu bir işi yaptılar, Siena kadar uzun soluklu olmaları zor ama bu performans bile takdiri hak ediyor. Diğer takımlara göre daha az stresliler, beklentiler yüksek değil. İlk turda olduğu gibi, içeride sert takım olup deplasmanda da son ana kadar maça tutunmaya çalışacaklar. Özellikle Barcelona deplasmanında Basile ve Marconato büyük saygı görecektir, akıllarda kalacak sahneler yaşanacaktır. Güzel takım Cantu, burada Top 8 görmeleri zor ama yine bu kulvarda yarışabilmelerini dilerim. Hedef olarak elbette, Zalgiris'i geride bırakıp Maccabi'yi taciz etmek konulabilir ama kolay değil.
***
Zalgiris için de, ilk ikiye uzaklık olarak benzer şeyler söyenebilir. İlk tur gruplarındaki kötü görüntülerini Almanya'da kazanarak bir parça telafi etseler ve üst turu görseler de, burası için umut verici konuşmamızı sağlayacak bir şeyler ortaya koayamadılar. Ülke basketbolu için önemli oyuncuları ve maalesef Mantas Kalnietis'i kadrolarında bulunduruyorlar. Sonny Weems güzel işler çıkartıyor, Javtokas-Rakovic ikilisiyle pota altı ise fazlasıyla 'oyun zekası' eksikliği çekiyor ki bu durum, takımın direksiyonu sayılabilecek pozisyon için de geçerli. Zalgiris için bir şans olabilirdi, belki, başka grupta; ama o grup bu grup değil. Üzgünüm.
***
Başta söyledik, sonda da söyleyelim. Barcelona önde, Maccabi 1-2 adım geride, dış kulvardan Cantu geliyor, Zalgiris büyük sürpriz. Bu grup için en büyük motivasyon, FenerbahçeNin çaprazı olması ve İtalyan temsilcisinin 'az malzeme, çok iş' takımı. Dilerim Fenerbahçe Top 8'i görür de bu gruba tekrardan dönüp bakmamız gerekir.

0 yorum:
Yorum Gönder