28 Aralık 2011 Çarşamba

Euroleague Top 16 - G Grubu

Bir Fenerbahçeli için asıl önemli yere geldik, 'bizim grup'. İlk turdaki grup kimine göre kolaydı, bana göre değildi. Burada da, çok çeşitli yorumlar gelmekle birlikte, satır aralarında 'kolay' laflarını görüyorum. Baştan söyleyeyim, değil.
***
PAO, grubun kız arkadaşından yeni ayrılmış yakışıklı genci. İlk tur gruplarında yas tutma dönemini yaşadılar, gözleri de dışarıda değildi. Top 16'da silkinir, aynaya bakar, toparlanır ve yine çok canlar yakar. Geçen seneyi hatırlayın, eminim kimse bu dönemde "PAO şampiyon olur" demezdi ama oldular. Hem de Barcelona'nın yolundan ve üstünden geçerek yaptılar bunu. Evet, bu sene kayıpları daha fazla. Pota altında özellikle, Obradovic'in ve Diamantidis'in sihirli ellerinin bile belli bir yere kadar iyileştirebildiği durumdalar. Aleks Maric'in felaket durumum ve Tsartsaris'in sakatlığı kritik, Batiste de artık genç değil. Fotsis çok önemli bir kayıp, Logan da Avrupa basketbolu için önemli bir skorer olarak sayılsa da PAO uyumu soru işareti. Lakin dedik ya, bu adamlar başka. Obradovic kenarda, Diamantidis de parkede olduğu sürece farklı olmaya da devam edecekler. NCalathes ve Sato, bu takımın 'özel' sayılabilecek diğer isimleri. En büyük özellikleri, birazdan bahsedeceğimiz Kazan gibi, son derece sert bir takım olmaları. Ne yaşadıkları sorunlar ne de sene başında Fenerbahçe'ye hazırlık maçlarında 2 kez kaybetmeleri ölçü değil. Lakin ben sırlarını çözdüm, buradan da paylaşacağım. Bunu herkes için yapmam şanslısınız. PAO, 2006 yılından beri "bir EL şampiyonluğu, bir TOP 16'da elenme" şeklinde gidiyor. Geçen sene şampiyondular. Dağılabiliriz...
***
UNICS Kazan, ismini yazarken bile rahatsız olduğum ve eşleşmeyi zerre istemediğim takım. Geçen sene Eurocup şampiyonu olup geldiklerinde, onları yeterince tanımadığımı ve saygı göstermediğimi bu sene başında fark ettim. Popovic ve Lampe gibi kayıplara rağmen aradıkları skor liderini Domercant ile buldular ve sert takım savunmalarının üstüne onun maharetli elleriyle çıkmaya çalıştılar. İlk tur grupları sonunda, EL'nin en az sayı yiyen 2 takımından biri olmaları (ki diğeri de kendi gruplarındaki Barcelona'ydı) ve Domercant'ın verimliliği (ki İstanbul'da ve Siena'da kazanılan maçlardaki rolü tekrar tekrar incelenmeli) bu takımın en önemli notları. Domercant sanki, birçok ülke gezerek portföyüne kattığı birçok özelliği Kazan'da harmanlayıp bizlere sunuyor. McCarty ve Veremeenko bu 'sert' kimliğin diğer önemli ve anılması gereken isimleri, elbette bu takımın mimalarından Pashutin ile birlikte. Sırf deplasman yolculuğu itibariyle bile zorlu bir eşleşme UNICS Kazan ki bir de ilk maç...
***
Milano ise grubun zengin çocuğu. Sene başında yaptıkları hamleler malum, ancak planların tutmadığı da ortada. Kağıt üzerinde son derece korkutucu bir kadro var ama henüz parkeye yansıyan o derece vahim değil rakipler için. Gallinari sonrası genç Gentile ile takımı takviye etmeye çalışsalar da Scariolo'nun ekibi, yukarıdaki iki takıma göre daha sorunlu ve taşların oturmadığı bir ekip görünümünde. Yine de EL'de son düzlükte yaptıkları atak, Gallinari sonrası, öyle ya da böyle, takımda taşların yerine (en azından olduğu kadar) oturmaya başlaması onlar adına önemli.
***
Fenerbahçe için bu grupta belirleyici olacak olan, öncelikle kendisi. Sakatların iyileşmesi ve ritm bulması için gün sayan bir takımın gruba, belki de en ciddi rakibiyle deplasmanda oynayarak başlaması dezavantaj. Geçen seneyi hatırlayın, ekstra Olympiakos galibiyeti, bu avantaj sonradan kullanılamasa da takıma ivme kazandırmıştı. Fenerbahçe'nin ihtiyacı olan, eldekileri takıma dahil etmek ve başka kayıp yaşamamak. Önünde güzel de bir TBL fikstürü var. G.Saray ve Efes maçları,Top 16 öncesi sert ama güzel sınavlar. Ekim-Aralık arasını son derece sorunlu geçirdi sarı-lacivertli takım; şimdi bana göre son ve belki de en sıkıntılı dönem. Dün Aydın Örs Potada Fener programında bahsetti aslında; Fenerbahçe'nin an itibariyle, maç kazanmak kadar ve belki de ondan fazla, eldeki oyuncuları kazanmaya ihtiyacı var. Onun için, bu Galatasaray maçında da böyle olabilir, Tomas hazır olmamasına rağmen 10 değil 15 dakika süre alacak. Oğuz 20 atabilecekken Vidmar'a özgüven kazandırılmaya çalışılacak. Fenerbahçe bir tercih yapıyor ve en azından şimdilik, takviye yapmıyor. O zaman eldekini değerlendirmek lazım. Burada da koça büyük görev düşüyor.
***
Dörtlü Final hayali şimdilik bir parça uzakta dursun, zaten çapraz da bize bunu söylüyor. Fenerbahçe'nin önce buradan çıkması lazım. Her sayı, her top önemli, çünkü karşında bu detayları önemseyen, bu detaylarla maç ve turnuva kazanan takım(lar) var. Fenerbahçe'nin bir rakibi kendisine benziyor, Milano; kağıt üzerinde iyi ama sorunlu. 2 rakibi ise kendisinden farklılaşıyor, kağıt üzerinde, öyle ya da böyle, geçmişine ya da diğer takımlara kıyasla, sorunlu; PAO ve Kazan. Ancak farklı o 2 takım, Fenerbahçe için çok ciddi tehdit.
***
Grup zorlu, öncelikli hedef Top 8. Yeni salonda yeni bir heyecan olacak ama öncelikle, ilk maç oynanana kadar geçecek süreyi iyi değerlendirmek gerek.

2 yorum:

  1. Ben ilk turdaki gibi bir grup görüyorum.İlk tur maçlarımızda da her takımın birbirini yenmesi ve grup 1.si olması sürpriz değildi.Bu grupta da bu durum mevcut.Biz takviye dedikçe eldekini kazanacağız diyenler,takımı her gün seyredenler onlarla içiçe yaşayanlarsa onlara güvenmek lazım.

    YanıtlaSil
  2. öncelikle grupta ispanyoll takımı olmaması en büyük avantajımız bkz:pamesa valenica örneği,kazan ın cantu nun domercant'a sahip olan hali olarak görüyorum 2 maçtada galibiyet çıkabilirde yenilibilirizde ama grubun gidişatını belirleyecek maçlar bu iki maç olacak,cantu deplasmanı gibi konsantrasyonumuz üst seviyede her oyuncudan katkını gelmesi lazım,pao için söylenecek söz yok maccabi gibi bir deplasmandan,siena gibi eksikleri olmasına rağmen barcelonayı son periyotta 7 sayıdan gelip yenen bi takımdan kurtardığımızı en iyi 2. torbayı seçtiğimiz düşünüyorum,armani ye gelince ciddi dengesiz bir takım,bir hafta içinde partizan deplasmanından galibiyet alabilen 3 gün sonra cantu'dan 25 sayı yiyen bi takım burada yenilip orada kazanma şansımız bile olabilceğini düşünüyorum en kötü senaryoda

    YanıtlaSil