13 Kasım 2011 Pazar

Artık Bu Takım Hakkında Yazarken Zorlanıyorum

Geçen sene "Bu takım rölantiyi de öğrenmeli" dediğimizde fırça yiyorduk, şimdi bir galibiyet serisine maç-lig bakmaksızın ihtiyacı varken maç seçiyor Fenerbahçe. Geçen sene takım, o 'biz her maçı aynı oynarız' duruşuyla en değerli iki oyuncusunu, en önemli 2 dönemeçte sakatlığa kurban vermişti. Geçen sene Kinsey, bu felsefe nedeniyle dili dışarı çıkıncaya kadar kullanıldı, sonra çok uzun süre oynayamadı. Bu sene her şey gibi o da farklı. Haydi diyelim ki bazı oyunculara ritm buldurmaya çalışıyor, bir şeyler deniyor Spahija; Bojan bu konuda en öncelikli isim olabilecekken 12 dakikada kalıyor. Telekom, Bandırma Kırmızı dışında her takımdan 85 ve üzeri yemiş, o takımdan da 67 yemiş; maç boyunca mikrofondakiler "Telekom savunmayı iyileştirdi" diyorlar. 3/20 üçlük kullanan, ribaund kaynaklı sayı üretemeyen, maçın her anında panik ve zorlama toplar üzerinden skor bulmaya çalışan bir takıma karşı savunmayı iyileştirmiş gibi gözükmeyeni dövüyorlar zaten.80 küsür sayı yiyorsun, Washington savunmanı eleğe çeviriyor, rakip uzunlar yine yıldız. Prigioni, Linehan, Washington falan... Gelin babalar, kim olursanız olun gelin, ekmek var... Yani hepsi bir kenara, açıkçası bu maçta zorlanılmasını ve olası bir kaybı bekliyordum ama bu şekilde değil. Belki bazı oyunculara daha çok süre falan olurdu da, bu şekilde değil, böyle kaybetme lüksü yok bu takımın. Türk Telekom'dan 20 yiyorsun yahu, insaf.
***
Eldeki malzemeye, sağlam kalanı da Spahija'nın kullanışına bakıp irkiliyorum. Ukic'in dönüşü zaman alacak, zaten en diri halinin de defolarını biliyoruz. Tamam, Tomas fiziksel olarak Ukic'ten daha güçlü oyuncu, onun dönüşü daha az sorunlu olabilir ama sonuçta 3-4 aylık sakatlıktan çıkacak; Sefolosha'nın eli kulağında ki en ciddi bireysel savunma direncini gösteren adam... Ömer 34 yaşında, istese de bazı şeyleri 1-2 seviye aşağıda yapıyor. "Bu takımda kim fark yaratır?" desen sayacağım 3 oyuncu var: Emir-Bojan-Gasper. Son ikisini ya kullanmıyor ya da kullanamıyor, ilki de bu takım içerisinde çoğu zaman sıradanlaşıyor. 2 sene önce tribünlerin dilinden farklı nağmelerle düşmeyen Kaya, belki de şu anda en önemli uzun durumunda! Oğuz bu yaz geçirdiği Ulusal Takım travmasından sonra yeni yeni kıpırdamaya çalışıyor ancak kıpırdansa bile bildiğimiz Oğuz, 1 senede Pekovic mi olacak? Papağan gibi aynı şeyleri söylüyoruz; madem Vidmar'ı kullanmayacaktın, o zaman istediğin profilde uzun alsaydın takıma; madem kullanmayacaksın, o zaman şimdi al. Mirsad döndü-dönüyor-dönecek. Bugün Kasım ortası, 5 EL maçı geçti, ligde de 2 kayıp var; Mirsad hala dönecek. Mirsad dönse de pivot pozisyonunda ne değişecek? Yetişiyordu sezona? Bugün Twitter'da bunu yazdığımda Galatasaraylılar farklı algılıyor ama Fenerbahçe Furkan'ı almadı. "Fenerbahçe isteseydi Galatasaray alamazdı" demiyorum ama Fenerbahçe çaba dahi göstermedi. Bugün Furkan taze, yıpranmamış ve sürekli üstüne koyarak devam ediyor; Fenerbahçe Kaya'dan medet umuyor. "Bonservisi yüksekti, buralarda kalıcı değildi" dedik, Furkan'ın değil 2 senelik, 2 haftalık katkısına bile ihtiyacı olurdu şu pota altının. İyi-hoş, plan-program dedik ama Vidmar hakkındaki plan-programı, Mirsad'ın bu durumunu ne yapacağız? Semih'e yırtındık, lokavt oldu. Neyse, tekrar ve bu maça özel sorunlar değil, sustum.
***
Sorunlar aynı ve maalesef, bunlar sadece sakatların dönüşüyle düzelecek şeyler de değil. Spahija "Sorumlu benim" demiş, isabet; sene başından beri kaybedilen maç sayısı 5, takım karakteri yerlerde, Spahija'nın ağzından 'sorumluluk' kelimesi çıkmış. Ben bu maça bakarak asıp kesmem; kaybediliş şekli çok çirkin olsa da bu maç, takımın genel seviyesi için ölçü değil. Ama geçen sene üstüne basa basa söylenenlere, takımın kimliğine ihanettir bu maçı, bu şekilde kaybetmek. Bilbao maçında da söyledik, bu takım bu gidişatla her maçı kazanabilir, her maçı da kaybedebilir. Ama geçen sene ne doğru varsa, hepsinin üstü çiziliyor. Yani yazın sayfalar dolusu yazdım, "sabır, oldu, olacak, koç imzalı takım kuruluyor" dedim ama bu kadar sancılı, bu kadar farklı olacağını öngöremedim. Evet, kadro kurulurken Ukic-Tomas sakatlıkları hesapta yoktu ama mutsuzluk, düzensizlik, maç seçme, ne ararsan var. Bu kadarını görememiştim. "Oğlum sen de bir öyle, bir böyle" diyorsun da demeyin, vallahi maymun olduk. İç ses farklı şeyler söylüyor, eller farklı gidiyor ama hakikaten yazarken de zorlanıyorum. İnandığım, bildiğim, duyduğum, paylaştığım, gördüğüm, görmek istediğim, hepsi birbirine giriyor.
***
Cantu maçında ben yine tribünde olurum, Ahmet olur, Mehmet olur, ayağı alışkın adam orada olur. Ama ben ağdalı cümlelerle "tribüne gelin, bak bu takım maç seçmiyor" nasıl derim? Beşiktaş'ta Deron Williams var, olur. Telekom maçı sıradan, EL'de nasıl olsa önemli olan Top 16 ve sonrası. Ben bu hikayeleri hatırlıyorum bir yerden, yakınlarda bir yerlerden... Bir dayanağımız o vardı, eksik olmayın, onu da almanıza az kaldı. Fenerbahçe ya silkinecek ya da sakatların dönüşü de gerçekleşmeden 5-6 senenin birikimini yiyip bitirecek. Şube de artık "Ben aslan-kaplanım, en iyiyim" modundan çıksın, gerekirse hamle yapsın. Sefolosha'yı, ihtiyaç için en kral adamı getirebilenler yine hamle yapabilir, yapmalıdır. 1 sene olmazsa dünyanın sonu değil, hele ki son birkaç seneyi böyle domine etmiş bir takımın bir tökezleme kredisi var ama bunu tüm takımı enkaza çevirerek, tüm doğruları sıfırlayarak yapamaz. Silkinin ve kendinize gelin. Fenerbahçe'nin sorunları var ve maalesef çok, ancak bugün parkede yer alan takım kadar da kötü takım değil. Yukarıdaki konuların birçoğu bu maça özel şeyler değil, o nedenle son bölümde tekrar edeyim anafikri: Bugünkü maç, kaybediliş şekli felaket olsa bile, Fenerbahçe'nin durumu için gösterge değildir. Bugünkü maçın sorunu, geçen sene elde olan artılardan birinin daha üstünü çizmiş olması, bazılarının yine kendiyle çelişmesidir.

5 yorum:

  1. benim hala umudum var marko, top 16 ya kazasiz ulasabilirsek yukselise gececegimizi umuyorum, hele su grubu bir gecelim.

    Lig normal sezon maclari ise cidden umrumda degil, play-off da oynayacagimiz takimlar daha simdiden belliyken bu maclara asiri onem yuklemek yanlis. Tabi telekomdan 20 yemiyelim ama asirida moral bozmayalim, gecen sene mukemmel basladi husranla bitti, bu sene kotu basayip hic olmazsa top8 de bitiririz insallah.

    eline saglik.

    YanıtlaSil
  2. Fenerbahçe için iş gerçekten çok zor geçensene güzel bi sezon geçirdik ama bu seneki kadro kurulurken fenerbahçede çok fazla bilinmeyen çok şey vardı bilinmeyenlerden biri vidmarın performansıydı orda sorun var transferlerin katkısıydı ki bu konuda da fenerbahçe sorunlu bide beklemediğimiz ömerin kayanın öğuzun preldziçin formsuz oluşu ömerin artık yaşlanmış olma gerçeği üst düzey bukadar çok maç oynaması onu çok yıpratmış

    Benim esas korkum gelecek yıllar altyapıdan oyuncu gelmiyo ve yerli kadromuz çok kötü esas dikkat edilmesi gereken nokta bu ayrıca dikkat çeken genç oyuncu performansı yok furkan aldemirden başka bu ayrıca türk basketbolunu etkileyecek bişey 1-2-3 numarada kaliteli ve genç oyuncu yok iyi uzunlar yetişti ama onlarda nba de gerçekten fenerbahçenin işi gerçekten zor oğuz ömer semih mirsad ömer uzun rotasyonundan kaya ve giste düşmek ve arada geçen yılların mirsadı etkilemesi, oğuzdan ümidin kesilmesi eklenirse ne durumda olduğumz anlaşılır bu arada saydığım o eski beşlinin arkasında enis kanter bekliyodu zaman zaman forma giyiyordu şimdi öyle biride yok

    YanıtlaSil
  3. Bütün hepsine katılıyorum. Fakat hala daha kelle avcılığını kabul etmiyorum. Bu sene için hata da olsa yöntem olarak kurtulmamız gereken bir kabus bu... Dönem dönem işe yarayabilir belki ama getirdiği geçici yarar uzun vadede verdiği zararın önüne geçemez.

    Bunu sizin için söylemiyorum tabi...Böyle düşünmediğinizi biliyorum. Ama kronik 'go home' anlayışı Spahija için çoktan gelişti de iddianamenin varlığıyla derinlerde tutuluyor henüz.

    Takımın çok eksiği var. Ama hala daha 2 ay içerisinde çok daha güçlü bir ekip olacağımıza inanıyorum. Burada benim için tek gerçek korku pota altında. Oraya takviye çok yerinde olurdu. Bütün sezon idare edeceğiz gibi orayı ve bu hiç yeterli değil.

    Fenerbahçe taraftarında hiç sevemediğim bir huy var. Belirtmeden geçemeyeceğim. Başarısızlık başladığında geçmiş tamamen unutuluyor. Vefasızlık demeye dilim varmıyor ama öyle laflar duyuyorum ki ben utanıyorum.

    Pota altı bir yana, beni esas bu meseleler üzüyor..

    Son olarakta; ben Cantu'yu da yeneceğimize inanıyorum. İnşallah yanıltmazlar beni.

    YanıtlaSil
  4. yazıya %100 katılıyorum. vidmar konusunda ise eklemek istediklerim var. koç, vidmarı küstürdü, vidmar da eski vidmar değil artık. kelle avcılığı değil bu, bilakis vidmar gibi adamları geri kazanma isteği. vidmar aldığı kısa süreleri bence çok iyi değerlendiren bir oyuncuydu, ancak bu sene ona verilen süre o kadar az ki. ayrıca madem ki, vidmarı sadece ilk çeyrek düşünüyorsun, yani 8-10 dk., neden ilk beş başlatıyorsun.

    takımda rotasyon azaldı, artık8 kişiyle oynuyoruz. bu durumda da maçı kazanmamız için geçen senelerin aksine birinin, birilerinin ekstra sayılar atması gerekiyor yada rakibin bizden daha kötü olması.

    herşeye rağmen cantu maçında tribündeyiz. üstelik bu sefer sinan erdemde. herkesi bekleriz.

    YanıtlaSil
  5. asiye nasıl kurtulur ? deniz kılçlı var jeremy pargo var

    YanıtlaSil