Bu ara hem ülkede hem de kendi gündemimizde çok fazla şey üst üste geldi, iş yoğunluğunun yanına başka telaşlar da eklendi. O nedenle blogu ihmal ediyorum ve bir süre daha ihmal etmeye devam edeceğim. Ama hazır gündemden bir parça uzaklaşmışken kendi gündemimle ve yaklaşmakta olan zorlu deplasmanla ilgili kısaca yazayım istedim. Başlığı gören Olympiakos deplasmanı diye geliyordur biliyorum ama daha zorlusu da var:
Takriben 10 gün sonra zorlu bir deplasmana çıkacağım. Rakip, iç sahada oldukça etkili ve saha avantajını son derece iyi kullanıyor. Bu seviyelerde deplasmanda maç kazanmanın zorluğu da düşünülürse oldukça önemli bir mücadele olacak. Rakip tam bir savunma takımı ama etkili hücumcuları da var. Yabancı oyuncu oynatmıyorlar, tam bir 'aile' takımı hüvviyetindeler. Pota altında 'kız babası' ve 'baba yarısı amca' gibi etkili 2 uzuna sahipler ve o bölgeyi çok iyi savunuyorlar. 'Anneanne' ve 'babaanne' takımın tecrübeli isimleri, yıllardır bu seviyelerde mücadele ediyorlar. Maçın belli bölümlerinde ön alanda 'anne' ve 'teyze' ile baskı kurabiliyorlar, 'dayı' ise rakibin daha az görünen ama önemli işler yapan isimlerinden biri... Savunma çeşitliliği konusunda da elleri son derece güçlü, 'acı kahve' burada başvurdukları en etkili silah ki yaptıkları tuz ve karabiber ilavesiyle dönem dönem savunmayı oldukça sertleştirebiliyorlar. Burada gelin adayının en yakın arkadaşına dikkat, kahvenin ve dolayısıyla savunmanın sertliğinde en acımasız isim olabilir. Takım olarak maçın hiçbir anında pes etmeyen, oldukça inatçı bir kimliğe sahipler. Hiçbir bölümde "tamam, kazandım" moduna girilmemeli, zira 'kız babası' son sözü söyleyene, yüzükler parmağa geçene kadar iş bitmiş sayılmaz. Maçın başındaki gergin havadan etkilenmemeli, bilmemkaçlı kombinasyonlarla gelen "sizler nasılsınız?" sorularında oyundan kopmamalı, bozulmadan oyunun içinde kalmaya çalışmak lazım.
Ben de rakibi iyi analiz ettim, aldığım önlemler var. Anne ve baba tarafındaki ağzı laf yapan tüm akrabaları deplasman kadrosuna aldım ve rotasyonu geniş tutmaya çalıştım. Rakibi yoracak tüm kombinasyonları çalıştım ve buna göre sahaya sürüyorum; onlar rakip savunmayı yıpratırken ve ben de halıdaki desenleri sayarak rakibi uyuturken babama uygun pozisyon yaratıp "Allah'ın emri..." ile başlayan cümleyi kurdurup maçı kazanmayı hedefliyorum. Babamın son derece çekingen biri olmasından ötürü, eğer TBF, EL ve FIBA yetkilileri izin verirse o hayati cümleyi dayıma kurdurtarak hücumu rahatlatmayı düşünüyorum ancak bu konuya rakipten itiraz var, sanırım babamın 1 hafta içerisinde ciddi gelişim kaydetmesini beklemekten başka çarem yok. Çiçek ve çikolata konuları da son derece önemli, bunlar da hücumda kullanacağım opsiyonlar, orada da hazırlıklar son aşamada ve sonucun olumlu olacağını umuyorum. Bu deplasmanda kontrolün rakibin eline geçmesini engellemek, kahveden sonra öldürücü hamleyi vurup kazanmak gerek. Yüzük konusundaki tercihler de hücumdaki bir diğer artılarım olarak sayılabilir, onları da maçın gidişatına göre ilerleyen bölümlerde kullanmayı ve son noktayı koymayı düşünüyorum.
Uzun süre hazırlandık, muazzam konsantre olduk. Umarım bu maçı alıp hedefe bir adım daha yaklaşacağız. Hedef 2013'te ikili final, bunu yapacak gücümüz de, sevgimiz de var, inanıyorum.
Sanırım büyüdük, hatta yaşlanmaya yüz tuttuk. Yukarıdaki yazıdan da anlaşılabileceği üzere gelecek hafta kız isteyeceğim. Bu cümleyi tekrar okudum ve (başıma bir şey gelmeyecekse) tekrar garipsedim. Fenerbahçe ve spor gündemi sağ olsun, nefes alacak vaktimiz olmuyor çoğu zaman ama bu gündemi de taşıyalım buralara, blog da boş kalmamış olsun. Hem mevcut durum itibariyle, Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımı'nı yorumlamaktan daha keyiflidir diye düşünüyorum. Yazıya uygun görsel yok, en azından şimdilik. :)
mutluluğun daim olsun marko :)
YanıtlaSilçok keyifli bir yazı .. elinize sağlık :)
YanıtlaSilTebrikler abi. Gelişmeleri merakla bekliyoruz :)
YanıtlaSilçok güzel bir yazı olmuş:)
YanıtlaSilhayırlı olsun allah tamamına erdirsin..
Yazı müthiş olmuş
YanıtlaSilAbi rakibe dikkat et kizin kardesi varsa cok tehlikelidir o yoksa kuzenlere dikkat, onlari satinalman uzun vadede sana sampiyonlugu getirir.
YanıtlaSilTebrikler
İlker hayırlı olsun.Ankara zor deplasmandır.Ama genelde oradan istediğini alan taraf biz olmuşuzdur.Başaracağınıza eminim... :)
YanıtlaSilBu maçı alıcaz başka yolu yok diyoruz bizde, tribünden :)
YanıtlaSilhehe güzel olmuş..
YanıtlaSilBen de ankara'da gelecek ayın sonunda rakip evin salonuna misafir olacağım. Şartlar gereği arkamda çok fazla taraftar desteği sağlayamayacak olsam da zaferle döneceğime inancım tam. Olmadı yakarız ortalığı :))