28 Ekim 2011 Cuma

Sorun Var

- Takımda kimlik kaybı, karakter erozyonu; yıllarca üstüne konularak ve birçok sıkıntı çekilerek oluşturulan yapının değiştirilmesi
- Eldekilerin kullanılamaması, var olanın da bu düzen ya da düzensizlikte değersizleşmesi; bazı oyuncuların halen ve bir türlü takıma dahil edilememesi
- Maç içi korkunç tercihler ve kritik anlarda yanlış hamleler; bazı oyuncularla ilgili 'takıntı' derecesinde olduğunu düşündüğüm seçimler
- Oyun aklı eksikliği, özellikle kırılma anlarının hep 'oyun aklı en düşük' tercihlerle oynanması
- Buram buram kokan 'fark yaratacak oyuncu' eksikliği, o potansiyeldeki ismin sivriltilememesi 
- Takıma daha çok yaklaşma, takımı daha iyi tanıma derken adeta takıma yabancılaşma
- Uzun vadeli plan noksanlığı, takım iskeletiyle ilgili endişeler, yerli oyuncu kayıpları
- Çoğu aslında kendi tercihleri kaynaklı sürekli memnuniyetsizlik ve mutlak mutsuzluk hali
- Geçen sene gerçekten, hem takım hem de etrafındaki organizasyon olarak belli bir noktaya çıkmış Fenerbahçe'nin 'kabullenen' ve 'sıradan' takım hüvviyetine bürünmesi
- Kağıt üzerinde en ciddi ama aynı zamanda en sorunlu rakiplere kaybedilmesiyle gelen özgüven kaybı
- İlgi azlığı, buna vesile olan kombine-salon belirsizliği ve takımın gidişatı, buradaki kısır döngü
- Mutsuz takım, mutsuz koç, mutsuz taraftar.

Evet, şanssızlıkları da var; eldeki yerli oyuncu mirasının tükenmeye yüz tutması ve yaşanan sakatlıklar gibi. Bunlar da takımın kimliğini ve roller oturmasını etkiledi-etkileyecek. Ancak takımın daha iyi olabileceğine inanmak için öncelikle eldekilerin kullanılabildiğini görmek gerekiyor. Spahija şu anda yalnızca şikayet eder, mutsuz olur ve mazeret üretir konumda. Maalesef, Ukic'in saha içinde kriz anlarını yönetemediğini düşündüğüm gibi Spahija'nın da kenarda benzer yönetimi gösterdiğini düşünüyorum.

Geçen hafta formsuz dedik, bu hafta 'mutsuz' diyelim; ülke standartlarında devam edersek iki haftaya kadar üslubun 'ruhsuz'a kadar yolu var. Spahija'yı anlayamıyor ve daha da korkuncu, tanıyamıyorum. Çözüm önerim yok ama bu beraberlik güzel yerlere gitmiyor. Bu gidişle saçları Spahija kadar gür binlerce Fenerbahçe basketbolu meraklısı insan ortaya çıkar. Bunu yaz boyunca takıma inanan, sabır gösterilmesini isteyen biri olarak henüz Kasım başında ve maalesef rahatlıkla söyleyebiliyorum.

5 yorum:

  1. Zaman sadece birazcık zaman, geçici bu hırs bu öfke bu intikam. Bu tür eleştiriler gerekli, uyarıcı ancak baş isterük moduna gelmemeli.
    Geçtiğimiz yıl belli bir seviyeye çıkmış ancak bu yıl sıradan bir takım diyoruz ama geçen yıl takım o iyi saydığımız noktaya tesadüfen ve hiç bir organizasyon olmadan mı geldi! Aynı teknik kadro, aynı yönetim ve çoğu aynı oyuncular. Evet gelenlerden bazıları kağıt üzerinde yeterli değil gibi. Örneğin Jerrel. Ancak Gist fayadalı olabilir görünümünde, Daha erken ancak Tabo mu Kinsey mi derseniz bence Tabo. Bogdonavic'i ismen kim redddebilir ancak 2 CL maçında da tamamen verimsiz. Enseyi karartmayalı derim. Saygılar

    YanıtlaSil
  2. hocam tabii size istinaden soylemiyorum bunu. cunku net olarak hatirlamiyorum sizden boyle seyler okuyup okumadigimi; ama ben memlektten uzak iken ve basketbolu yakindan takip edemiyorken, yan son bickac sezondur, pekcok bloger yonetime ve tanjevic e lanet okuyorlardi. takimin kurtulusunun aydin ors oldugunu soyluyorlardi. onu gondererek haksizlik edildigini yaziyorlardi. filan falan. Simdi tam istenildigi gibi Ors getirildi subenin basina, Ukic icin, Spaja icin hem olumlu seyler okudum alindiginda.

    ama simdi bakiyorum herkes sikayetci bu isimlerden. ben cok anlamiyorum bu isten dahasi cok yakindan da takip edemiyorum. fakat garip bir durum da var acikcasi. kimse ozelestiri yapmiyor. biz yanilmisiz filan da demiyor. hep haklilik hali dikkatimi cekiyor.

    dedigim gibi bunu sizin icin soylemiyorum, cunku direk sizde bunlari okumustum diyemem. ama yeri geldigi icin burda yazmak istedim.

    YanıtlaSil
  3. ağır olmuş herşeye rağmen agır olmuş. Spahija'ya benim de güvenim sarsılmış olsa da bu hafta iyi giden maçı elimizle versek te ağır olmuş..
    koç konusunda birçok Fenerbahçeli gibi beni de rahatsız eden
    - hazırlık kampı kadrosunu kendi değerlerin yerine uluğ kaçaniku eşdeğeri hırvatlarla doldurması
    -üstüne üslük takıma da gerçekten yetenekli ama sayıları mide ekşitecek kadar hırvat transferi (Aragones ve ispanyollarını hatırlar tarzda)
    -bence en önemlisi Aydın hocadan bu yana sahip olduğumuz alttan gelenleri kazanma arzusunu kaybetmemiş olmamız ki çok tehlikeli bizi biz yapan da buydu 90lı yıllarda Efesi Efes yapan da buydu.
    -ve maç sonları elbet
    bular dışında ne derece güzel oynarsa oynasın ot-mot vs bilimum kafa yapıcı halt içen adamda ısrar etmesi (bu adamalrın bizim takımızda işi olmamalı her ne olursa olsun).
    transfer konusunda şu yukarıdaki rahatsızlığım dışında jerrels'dan da rahatsız olmamak elde değil. açıkcası elemanı partizanda oynarken de begenmiyordum çoğunluğun aksine adı geçince de "eyvah" demiştim e zaten beğenmediğim bir oyuncuydu ve son yıllarda partizandan transfer olan adamlarında gittikleri yerlerde sürünmeleri alışılageldik bir durum olmuştu herkesin malumu. jerrels niye farklı olsundu ki? belki de bir Bo olmasını bekledik ama o ışığı hiçbir zaman vermemişti ki..
    yine de bütün bunlara rağmen Spahija'ya güveniyor(d)um. sonuçta evvelki yıllarımızdaki kimliksiz oyunumuza son veren adamdı geçen yıl avrupada kokulan ekip olmamızı sağlayan da bu adamdı ligi süpürmemizi sağlayanda. bu sene geçen yıl gibi başlayamadık maalesef ukiç sorunlu dönmüş yedeğinin kendine hayrı yok kaptan ve emir eurobasketten iyi gelmemişler üstüne 2+1 sakat uzunlar geçen yılı zaten sıkıntılı bitirmiş. bütün bunları düşünerek bu anlamda kızamadım koça. aslında dün kaybettik ama önceki maçlara göre hafif kıpırdanmış gibiydik bence hafif bir ışık var sanki orda. bu ışıkta da düşündürücü olan misafir oyuncu kadrosundan takıma dahil olan Thabo'nun en iyi oyuncumuz olmasıydı. bir iki maç daha beklemek lazım gibi ama benim sabrımda bir yere kadar elbet..
    şunu da ekleyeyim: geçen yıl Spahija ilk geldiğinde avrupa bbasketbolunu iyi bilen bir arkadaşıma onu sorduğumda "sert savunmayı seven bir koç gittiği her yerde de başarılı olmuştur belli bir oranda ama analayamadığım bir şey var nerede olursa olsun 2 yıldan uzun bir takımda kalamıyor" daha sonra buna benzer değerlendirmeleri bir kaç yerde daha okudum gülüp geç(miş)tim..

    YanıtlaSil
  4. Basketboldan çok çok iyi anlarım diye bir iddiam yok. Ama son 10 saniye maç gelmişken 5 saniyede topu oyuna sokamıyorsan euroleagu de yerin yok arkadaş acı ama gerçek. Saygılarımla Ertan Ürkmez

    YanıtlaSil
  5. vazgeçtim yukarıda ne yazdıysam unutun! nancy maçı benim de aklımı başıma getirdi...

    YanıtlaSil