28 Ocak 2011 Cuma

Olmuyor

***
Fenerbahçe dün maçı kazanmış, 2'de 2 ile başlamış, Zalgiris'i de geçerse son 8 kuvvetle muhtemel cepte. Üstelik çok zor bir günde kazanmış; EL'de büyük takım olmanın ağırlığını kaldırıp kaldıramama "gel-git"i arasında kazanmış, alışılmışın dışında top kaybı yapmasına rağmen kazanmış, rakibe çok fazla 2. hücum şansı vermesine rağmen kazanmış, Mirsad dışındaki uzunlardan sadece 6 sayı bulabilmesine rağmen kazanmış, felaket hakem düdüklerine rağmen kazanmış. Çok kıymetli bir galibiyet, çok şey kazanmış Fenerbahçe ama bu blogun yazarı yine mutlu değil; Marko kazanamamış. Abartıyor muyum bilmiyorum, fazla mı şımarık gözüküyorum dışarıdan onu da bilmiyorum ama yazacağım; törpüleyerek değil, aklıma ve ağzıma geldiği şekilde yazacağım.
***
Olmuyor arkadaş, yırtınsak da olmuyor, sayfalarca yazsak da... Ulaşmıyor, ulaşsa da "vay bize laf etmiş zibidi, senin ben..." den öteye geçmiyor karşıdaki algı. "Gelin" diyoruz, yalvarıyoruz, sayfalarca ve günlerce yazıyoruz. Geliyorsunuz, kalabalık da geliyorsunuz ama kendinizi tatminden başka bir şey yaptığınız yok. İşler iyi giderken taraftarlık kolay, şarkı-türkü de kulağa hoş geliyor ama hakemler senin canına okurken, başka hiçbir yerde çalamadıkları düdükleri senin 16 bin büyük Fenerbahçe taraftarının önünde güle oynaya çalarken sen sırtın dönük, "ayağa kalkmayan Cimbomlu olsun" ya da "Pınar başı" derdindesin. Takımın 10 sayı öne fırlayınca geyiğe başlıyorsun, 2 ıslık, 2 baskıyla 15 sayılara gidebilecek kırılma anının içine ediyorsun. Oyuncunun serbest atış kullandığı potanın arkasında, üstelik el-kol yaparak bağırmaya devam ediyorsun. Arada bakıyorum, yahu 1 taneniz mi oyunu takip etmez? O pota arkasında bu oyunu çok iyi bildiğini bildiğim gencecik, pırıl pırıl çocuklar da var; nasıl uyuyorsunuz oradaki dominant kısma? Oturarak maç izlensin, şarkı türkü söylenmesin, bitime 5 dakika kala trafiğe kalmamak için çıkılsın taraftarlığı değil benim bahsettiğim, ama aklım almıyor yahu, takımı için bir şeyler yapmaya çalıştığını iddia eden insanlar nasıl olur da göz göre göre takımına zarar verir? 2 sene önceki Efes Pilsen serisi 3. maçta nasıl döndü? Hiç mi ders alınmaz hiçbir şeyden? Sahiden yazık.
***
Yazarım, sayfalarca da yazarım ama ne gücüm var ne de sinir sağlığım daha fazla bozulsun istemiyorum. Yaşasın, 16bin küsür taraftar varmış, Fenerbahçe taraftar sayısında lidermiş, başlardaymış. Ataşehir'de salon da yapılınca işler iyice iyi gidecekmiş, peh... Ben de taraftarım, taraftar grubu üyesiyim; dünyanın en iyi, en bilinçli taraftarı değilim ama kimse kusura bakmasın, taraftarlık dünkü ve her zamanki dominant grubun taraftarlığıysa ben taraftar falan da değilim. İşinden, zamanından, cebinden arttırarak salona-stada gelen herkese, gırtlak patlatan herkese saygım var ama bu iş böyle olmaz, böyle yapılmaz. Derdiniz sahiden, sadece takıma omuz vermek ve en iyi desteği sağlamaksa kafanızı kaldırıp bir bakın yaptıklarınıza. Neyse, daha da yazmıyorum, yeterince sakinleşmemişim.
***
2 Not:
***
1- Blogda paylaştığım Rafa Martinez son saniye üçlüğü film şeridi gibi geçi gözümün önünden, Emir bloklamasa ve o top girse herhalde blogu kapatır, ülkeyi terk eder, Kanada'da balıkçılık falan yapar, basketbolla alakamı keserdim.
***
2- Dün maçtan önce 3 tane su aldım, boğazım ama huyumu biliyorum, bağırmadan duramam diye stok yaptım. Bir pozisyonda sinirle ayağımı yere vurdum, suları alta koyduğumu unutmuştum. Önümde oturan kişiyi epey mağdur ettim, işin kötüsü Aydın Hoca'yı da rahatsız ettim. Bazen sahiden sinir-heyecan kontrolü kaçıyor, yaş ilerledikçe düzelirim diyordum ama olmuyor. Özür, artık kime-nereye gidebilirse...
***
Yazıdaki şarkı da benden, dünkü güzel tribünün mimarlarına gitsin...
***
Umut sağ olsun yazmış, bir de Aydın abi maçla ilgili yazsın, o da teknik yazsın, tam olsun. Tecrübe önemli, kendisi daha sakin, daha sağ duyulu yazacaktır. Bizimkisi gençli ateşi işte...

9 yorum:

  1. o top girseydi zaten gidemezdiniz,sizi bulur şom ağzınız yüzünden bi güzel döverdik. :D
    taraftar için söylenecek çok şey var ama siz en düzgün halini söylemişsiniz.. o düdüklere nasıl tepki gösterilmez anlayamadım,ekranın başında saçımı başımı yoldum hala televizyondan murat kosovanın sesine ek ayağa kalkmayan cimbomlu olsun sesleri. yazık ki ne yazık..

    YanıtlaSil
  2. Taraftar konusunda çok aceleci davranıyoruz sanki. Birkaç blogta daha görünce yazmak istedim. Bu takım geçen seneye göre 12 bin fazla taraftarla oynuyor ve bu taraftarın çoğunluğunun futbol taraftarı ya da genel olarak 'kulüp taraftarı' olduğunu biliyoruz. Bir kış günü 21.45'teki maça bilet alan 16 bin kişiden söz ediyoruz. Bu bir başlangıçtır. Eğer taraftara sinirlenmek yerine bloglarda, taraftar gruplarındam ve maçlarda basketbol taraftarlığıyla ilgili çalışmalar yapılırsa, belki 2-3 yıl sonra, yeni salonumuz Avrupa'nın sayılı salonlarından biri olabilir. Biraz sabır ve çaba göstermemiz lazım. Bahsettiğiniz taraftarlık birkaç ayda olmaz bence.

    YanıtlaSil
  3. @gumgumok

    Doğru, ben de en sağlıklı eleştiriyi getirdiğimi iddia etmiyorum; illa ki benim de aceleci davranma, acımasız olma gibi falsolarım vardır. Ama bu 1 değil, 2 değil, 5 değil. Bir de diyoruz ki "bu takım geçen sene 500 kişiye oynuyordu", e doğrudur ama bu takım yıllardır Efes, G.Saray ya da Beşiktaş maçlarını binlerce kişiye oynuyor (yaz-kış demeden) ve o maçlarda da tepkiler benzer şekilde gelişiyor. O yüzden ben "biraz sabredelim" modunda olmamız gerektiğini düşünmüyorum, karamsarım. 16 bin kişiyi G.Saray maçına değil Valencia maçına getirmek bir başlangıçtır, doğru ama o kalabalığın benzer şekilde reaksiyon göstermesi ilk değil, pek son da olacak gibi gözükmüyor.

    YanıtlaSil
  4. Basit bir örnek: Banvit maçının son 2-3 dk'sı. Pota arkasındaki malum grup ''Hamsi Kadıköy'e gelecek'' diye tezahürat yapıyorlardı. Güler misin, ağlar mısın. Marko yüzde yüz haklı.

    YanıtlaSil
  5. Marko kardeş ne diyim duygularıma tercüman oldun. 2 sene evvelki final serisi 3. efes maçında arkadaşlar koluma girerek çıkarttılar salondan. Yığılıp kaldıydım. Son 5 dk 15 sayı öndesin kutlamalar pınarbaılar gırla. Kutlamaya Solomon da iştirak etti ve malum sonuç. Dün akşam da son topa faul falan çalınsa veya girse atış ya yığılıp kalırdım ya da gecenin o saati uğraş hastane acil servislerinde. Fenerbasket sitesinde de anlatmaya çalışıyorum, anlatamıyorum veya anlamıyorlar. Gelen cevaplar tv başından izlemekle olmuyor- ki salondaydım- veya mükemmeliz, büyük gelişme var türünden. Hatta hakemler 2 3 düdük de çaldırmışız lehimize salondaydım görmedim öyle bir şey hatta gecenin köründe tv den tekrar baktım yine göremedim. Ömer ONAN Bu insan dün maç sonunda 15 bin kişi tarafından alkışlanmayı hak etmedi mi? OLMUYOR OLMUYOR OLMUYOR.Yenilirsin yenersin olur bu işler ama beni delirten sahada olup bitecekleri önceden fark etmem ama elimin kolumun bağlı olması elimden bir şey gelmemesi. 2 sene önce uyardım milleti pınarbaşı zamanı değil erken daha sopa yiyordum az kalsın. Keza dün öyle yırtınıyom didiniyom etmen eylemen ama yok. Bağıra bağıra gidiyordu maç gene fonda pınarbaşı burma burma isimli türküyle. Bir şeyler yapılması lazım. Eline sağlık Marko kardeş güzel yazmışsın .Saygılarımla Ertan Ürkmez

    YanıtlaSil
  6. ya benimde çok zamandır en çok sinir olduğum hadise bu.. 10 bin kişi bir araya gelerek takımı destekleyemiyor ne acı. geçen banvit maçında tam çekirdekçi tayfanın içindeydim herhangi bir tepki yok ruh gibiler. gerçi ruhlu olanlar sanki çok iyiydi çoluk çocuk kendi kendine şarkılar söylüyorlar sinir bozucu.. heralde ömer maçtan sonra biz bunlar için mi oynuyoruz diye hayıflanmıştır.. basketbol izleyicisi lütfen salona gitmesin lütfen.. 5-6 bin basketbolu bien seyirci daha etkili olur fazla kalabalığa gerek yok..

    YanıtlaSil
  7. ne yazık ki yazdıklarınıza katılıyorum.bazıları bunlar futbol seyircisi,bilmez diyor.tamam da bunları futbol seyircisinin de yapmaması lazım.futbol takımı maçında rakip takım top çevirir,rakip takım atak yapar bizim taraftarımız olmadık şarkılarla destek verir.söylediğin şarkıları sahaya çıkan 6 yabancımız hiç anlamıyor.oysa ki yapacağın şey çok basit.top rakipteyken ıslık,uğultu ;top bizdeyken oley çekmek veya alkış.pas yaparken şarkı söylemek mi yoksa taraftarın oley çekmesi mi rakip futbolcuları sinir eder.

    YanıtlaSil
  8. Siena maçına gitmiştim koşa koşa.bu sene takımımın ayağa kalktığını görmüştüm çünkü,destek verecek boğazım patlayana kadar bağıracak alkışlayacak ıslıklayacaktım.. adaşım olan 5 yaşındaki yeğenimi de almıitım kucağıma.maç başladı herşey iyi güzel öndeyiz..velhasıl bi saçmalık var;karşı pota altında gfb üyesi olduklarını tahmin ettiğim güruh "ayağa kalkmayan cimbomlu olsun"saçmalığında halen ve pınarbaşını burma burma etmekle meşguller..eminim skordan haberleri yok,eminim maçın öneminin farkında değiller,eminim ki atılacak tek bir sayının bile ne kadar önemli olduğunun farkında değiller..rakip hücumdayken ne bir ıslık ne bir tepki hala pınarbaşındalar.5 yaşındaki yeğenim bile ıslık çalmayı denemekte rakip hücumlarda beceremezse ayağıyla ses çıkarmaya çalışmakta..ama biz ayağa kalkmadığımız için cimbomluyuz ya o sıra...
    soğudum demek istemiyorum da ne bileyim sinan erdem'e giderken iki kez düşünüyorum artık.
    bütün ağırlığını ısrarla futbola veren bir takımda basketbol maçlarını taraftarın domine etmesi zor çok zor..ha olmaz mı?elbette olur.bu pınarbaşılı arkadaşlara basketbolun futboldan farklı olduğunu,bir saniyede bile herşeyin değişebileceğini,hücumda savunmada farklı davranışlar farklı destekler göstermeleri gerektiğini öğretebilirsek olur..ama nasıl olur?
    pınarbaşı burma burma ve ayağa kalkmadığımız için cimbomluymuşuz

    YanıtlaSil
  9. Sözlerinm o dominant gruba.Efes Pilsen ile final oynarız tezahürat:"Ayağa kalkmayan cimbomlu olsun" Zalgiris ile Top 16e devam maçı yaparız tezahürat:"Ayağa kalkmayan cimbomlu olsun".Valencia ile Final 8 için önemli bir maç oynarız yine tezahürat:"Ayağa kalkmayan cimbomlu olsun"...
    Kardeşim Galatasaray ile oynarken bu tezahüratı anlarım da,neden başkasıyla oynarken aynı tezahüratı yaparsın.Valencia'da ki Cook'un Cim-bom neyine etki eder?Neden bunu düşünmezsin.Neden takımına zarar verirsin? Anlamak istiyorum.Ama anlayamıyorum.Kusura bakmayın...

    YanıtlaSil