Ayakları artık yavaş, yaş 34, son 2 seneyi çok çok iyi geçirmemiş... Millet olarak önce kötüyü görüp dillendirmeye alıştığımız, hatta bunu yaparken de mübalağa sanatından faydalanmayı fazlasıyla sevdiğimiz için Sarunas Jasikevicius transferine dudak bükenler göze çarpıyor; biz de kendilerine sert bir şekilde çarparak yazıya başlayalım. Bayanlar-baylar, bu adam efsanedir; lafınızı bilin, adam gibi konuşun, insanı sinirlendirmeyin!! Yok, bu kadar giderli bir girişe de gerek yok ama gerçekten bu transferin kıymetini bilmek gerek. Başlayalım bakalım bilmeye...Kendisinin basketbol geçmişini anlatmak anlamsız, EL'nin gelmiş geçmiş en iyi oyuncuları arasında onun ismini saymayan yoktur. Burada bakılması gereken en önemli nokta gelişi ve geliş nedeni... Fenerbahçe'ye uzun süredir birçok guard önerildiğini (isim olmasa bile böyle bir sunumun olduğunu) biliyorduk, Litvanyalı yıldızın da bu isimler arasında olduğunu öğrendik. Jasikevicius'un Fenerbahçe'ye önerilmesi, kendisinin Fenerbahçe'de forma giymek istemesi azımsanmayacak derecede kıymetli şeyler. Yaşına başına bakmayın, bu adam Rytas'ta devam edebilirdi; "eskisi gibi değil" denilen Saras, Rytas'ı Top 16'ya taşıyan isimlerinde belki de başında geldi. Gayet ülkesinde kalabilir, Rytas'ta sezonu tamamlayabilirdi ama o, daha önce defalarca yer aldığı F4'e ulaşma ihtimali, en azından böyle bir niyeti olan bir takıma geçiş yapmayı istedi. 1 Barcelona, 2 Maccabi, 1 de Panathinaikos ile olmak üzere 4 EL şampiyonluğu olan bir oyuncunun 34 yaşında halen bu sayıyı arttırmaya çalışması fazlasıyla takdir edilmesi gereken bir konu ve Fenerbahçe açısından da önemli bir ışıktır. Jasikevicius cephesinde maddiyat kaygısından daha öncelikli şeyler var bu transferde; Fenerbahçe için de "istenen takım" olmak ilerisi için de umut verici...
"Greer'e haksızlık yapılıyor bu ülkede" diyordum ancak Amerikalı oyuncunun sahadaki görüntüsü de uzun süredir fazlasıyla rahatsız edici. Greer oyun kurucudur, bu ülkede onun için "oyun kurucu değil" deniyor ama bu adamın kariyerinin büyük çoğunluğu o pozisyonda kullanılarak geçmiştir. Ancak Jasikevicius gibi "takımı oynatan guard" olmaması, beklentileri karşılama yolunda sıkıntı yaratıyor(du). Şimdi bu transferi Greer-Saras değişimi şeklinde düşündüğümüzde ve Jasikevicius'u Ukic'i destekleme amaçlı bir hamle olarak değerlendirdiğimizde bu transfer için "fevkaladenin fevkinde" dememek elde değil.
Oyun kurucu pozisyonunda alabildiğiniz verim, takımın diğer taşlarını da olumlu ya da olumsuz etkileyebiliyor; bu açıdan bakıldığı zaman, Saras transferinde işler istendiği gibi giderse, bir taşla birden fazla kuş vurulabilir. Rytas-Fenerbahçe Ülker maçı gözümüzün önünde, Cemal Nalga'dan (Murat Kosova deyişiyle) nasıl bir Nalgavicius yarattığı ortada Jasikevicius'un... Hem sadece o maç da değil; Saras'sız dönemde Cemal, ilk Fenerbahçe Ülker maçında 4 sayı atabilmiş ve takımdan gönderilmesi gündemdeyken, Saras sonrası 6 maçta ortalama 9.6 sayı tutturarak takımının jokerlerinden biri olmuştu. Fenerbahçe'de ise elde, Cemal'den çok daha iyi ancak bozulan hücum ritmiyle beraber paslanmaya yüz tutan ya da iyi işlemeyen uzunlar var. Burada beklendiği gibi gelişecek bir Saras etkisi fazlasıyla faydalı olabilir ki uzunlar için söylediğimiz şeyler aslına bakarsanız takımın atıcıları için de geçerli olacaktır. Saras beyindir, şoför koltuğuna oturtabileceğiniz en nitelikli isimlerden biridir. Ayrıca bu ismin takıma katacağı hava da cabası, etkiyi görmek için taraftar forumlarına bir göz atmakta fayda var. Hem belki gelir gelmez Lavrinovic'in de kulağına eğilip "Oğlum iyice boşlamışsın, toparlan biraz" şeklinde fısıldayabilir...
"İşler yolunda giderse" dedik, bunu da biraz açıklayalım. Saras kendini ülkesinde tekrar hazırladı; belki bacakları eskisi kadar güçlü ve çabuk değil, savunmada da düştü ama belli bir seviyeye getirdi fizik kondüsyonunu orada. Buraya aç ve (olabildiği kadar) hazır geliyor, oynamak ve F4 görmek istiyor. Ukic, süresinden çok kesilmesini seven bir oyuncu değil; burada Saras ile nasıl bir ikili oluşturacakları, süre ve görev dağılımlarının nasıl olacağı, Engin de döndüğünde paylaşımın nasıl şekilleneceği gibi soru işaretleri var. Kağıt üzerinde Ukic-Saras-Engin üçlüsü rüya gibi, bundan iyisini kurmak çok zor. "Kağıt üzeri" tehlikeli tabir, onun için biraz bekleyip görmekte fayda var.
Jasikevicius transferiyle ilgili şüpheleri olanlar içlerini ferah tutsunlar. Bu adam efsanedir, bu adam halen EL seviyesinde fark yaratacak seviyededir, bu adam halen kader maçında Barcelona gibi bir takıma karşı maç kazandıracak düzeydedir. Bu adam gelecek dönemlerde takıma kazandırılması muhtemel büyük isimler için öncüdür, bu adam eldeki oyuncuları ve taraftarı havaya sokabilecek karizmadadır. Bu adam, bu adam... Bu adam var ya bu adam, efsanedir...
Not 1: Bir Saras hayranı için onu Fenerbahçe formasıyla izlemek, paha biçilmez... Ben bu seneyi geleceğe yatırım olarak görüyorum, önümüzdeki dönemde çok daha fazla isteyen, çok daha fazla istenen bir Fenerbahçe olacak; Saras da bu seneyi bu bakımdan iyi geçirmek adına önemli hamle...
Not 2: Ulusal Takım antrenmanlarına çıksın, gençler de dahil tüm uzunlar bu adamla haftada birer saat antrenman yapmak için sıraya girsin.
Not 3: Efes maçı sonrası açığa çıksa daha mi iyi olurdu? Bence öylesi daha iyiydi ama...





